Kayıtlar

En Son Makale

"Dini Müceddiler" Kitab-ı Nafi'sinden Bir Parça

"Musa Efendi'nin rahmet-i ilahiyye kapılarını küffara karşı bile açmak suretiyle mezkur eserinde gösterdiği teshilat mesleği ile ameli imana idhal ederek amelsiz müslimanın tekfirine kadar gitmesi mes'elesindeki tazyik ve ta'sib mesleği arasında tezad görünür ise de bu iki mesleğin derinden derine birbirine irtibatı vardır: müslimanların mabihil imtiyazı bulunan tasdik-i kalbilerinin ehemmiyyetini azaltmak, gayr-i müslimlerin ef'al ve a'malindeki ehemmiyyeti tezyid etmek ve bu suretle her iki sınıfı yekdigerine yaklaştırmak ve belki faal olan gayr-i müslimi atıl müslimanın mafevkine çıkarmak ve hülasa her birini dünyadaki mevki'lerine göre tanıyarak hiç bir taraf içün diğerine karşı ma'nevi bir fark ve rüchan iddiasına mahal bırakmamak."   Dini Müceddidler yahut "Türkiye içün Necat ve İ'tila Yolları"nda bir rehber - Mustafa Sabri Efendi - sahife 186, Haşiye 1

Makale-i Mahsusa

  13 Teşrin-i Evvel 1324   Din-i mübin-i Muhammedi mecma'ül mehasindir. Zira o din-i mübine arz-ı inkıyad iden cümle evlad-ı Adem'in menafi' ü mezarrını beyan iderek kaffe-i hukukunun muhafazasını himayesi altında bulundurduğı gibi müslim ve ğayr-i müslim cemi' milelin hukukuna ala meratibihim riayetle beraber "Ey mü'minler uhudınızı ifa ile muahidlerinizi ğadrden vikaye idiniz zira cümleniz bir ana ve bir babadan halk olundunuz. Ve Arab'ın Acem, Acem'in Arab, beyazın siyah, siyahın beyaz, üzerine başka cihetle bir fazl ü rüchanı yokdur. Beynlerinde tefavüt-i fazilet ancak ittika ve amel-i salih i'tibarıyladır." me'alinde varid olan vesaya-yı ilahiyye ve nesayıh-ı nebeviyyeyi havi olduğı cihetle Şeriat-i İslamiyye'den hissemend olmadık bir ferd bulunamaz.   Ne çare ki bir zamandan beri ba'zı mevani'den dolayı erbabının sükuta mülazemetleri sebebiyle yolıyla tebliğ-i ahkam idilemediğinden ve avam-ı nasın ise hakayık-ı diniyyemize...

Terakki Edelim, Fakat Müsliman Kalmak Şartıyla...

Sebilür'reşad, Aded 431-432, 1337 Şevval 25   Şeyhülislam Efendi Hazretlerinin ahiren intişar iden (Yeni İslam Müctehidlerinin Kıymet-i İlmiyyesi) ünvanlı eser-i fazılanelerinin hatimesidir:   Son zamanlarda, alel'umum müslimanların maddiyyatını zebun iden Avrupa terakkiyat-ı medeniyyesi bir çok mütefekkirinimizin ma'neviyyatında da tahribat icra itmiş olduğı içün, münazırım da fikrindeki hürriyyete ve zatındaki uluvv-i himmete rağmen bu maraz-ı sarinin te'sirinden azade kalamamışdır. Ya'ni Avrupa'nın terakkiyyat-ı hazırası o derece gözüni doldurmuş ki nev'an-ma kudret ve azamet-i İlahiyye'yi unutdırmış, kavi ve müterakki gördüği Avrupalıları bizim ile ölçmekden hatırında kalan hiss-i i'zam, kudret-i ilahiyye ile ölçerken de muhakemesi üzerinde hakim olmakdan hali kalmamışdır. Bu halin te'siri, münazırımın üçüncü da'vasına kadar kendisini gösteriyor. Öyle ya, dimiş: "Her yerde sefil ve düşkün bir halde bulunan müslimanların dini hakk ols...

Huzur-ı Hümayun Dersleri

 Beyanü'l Hakk Gazetesi, Aded 2, 29 Eylül 1324 Rumi Huzur-ı Hümayun Dersleri   Ramazan-ı şeriflerde selatin-i Osmaniyye huzurunda tilavet idilmekde bulunan tefsir-i şerif derslerinin ibtida-ı vaz' ü te'sisi, bin yüz yetmiş iki senesine müsadif olmak üzere Cennetmekan Sultan Mustafa Han-ı Salis asrında vaki'dir.   Bu derslerde Beyzavi tefsirinin esas ittihaz idilegelmekde oldığı ve yakın zamanlara kadar derslerin pek amik tedkikat ve münazarat ile ve binaenaleyh pek ağır bir mişyet ve hareketle devam itmiş oldığı tarihlerden anlaşılıyor. Cevdet tarihinde bin ikiyüz sekiz senesinde okunan bir huzur dersi, mukarririyle, muhatablariyle, ebhas-ı hariciyyesiyle şayan-ı kayd görülmüşdür ki o dersin mevzu'ı: (ام كنتم شهداء اذحضر یعقب الموت) ayet-i celilesi oldığına nazaran otuz altı senede Kur'an-ı Kerim'den birinci cüz'ün ancak nihayetlerine doğrı gelinebilmiş dimekdir.   Fakat son zamanlarda tedrisata büyücek mikyasda bir sür'at virilmişdir. On sekiz sene ...

Cemaat Teşkilatı

İ'tisam Mecmuası, Aded 4, 19 Kanun Evvel 1334 Rumi    Cemaat Teşkilatı   Harb-i Umumi, arazi-i milelde bir takım coğrafi inkılabat husule getirdiği gibi devletlerin bünye-i teşkilatında da siyasi ve idari tahavvülat tevlid iden bir mader-i hadisat mevki'ini ihraz eyledi. Kıtaat-ı hamsin her tarafında sakin bulunan milletler, mensub oldukları devletlerin şekl-i siyasi ve idarilerini ta'yin sahasında maddi ve nari harb-i umuminin yerine ma'nevi ve fikri bir mücadele-i umumiyye ikame itdiler. Memleketimizde naire-i harbi - bila lüzum - ikad iden rical-i siyasiyyemiz gibi rical-i fikriyyemiz de pek muzırr bir fitne-i fikriyye uyandıracak münakaşat-ı kalemiyyeye kapu açdılar. Dahil ve haricin emn ü i'timadını kazanmak içün memleketde bir idare-i adile vücuda getirmek nelere mütevakkıf ise onların tahrir ve taharrisiyle iştiğal olunacak yerde dinin devletden tefriki ve cemaat-i İslamiyye teşkilatı mes'elesini - böyle bila lüzum - ortaya atmak, harb-i umumiye karışmakd...

"Dini Müceddidler" Kitab Nafi'sinden Bir Parça

   Asırlardan beri mütevali mağlubiyyetlere ma'ruz kalan Devlet-i Osmaniyye'nin her def'a-i felaketi harb ü darb aleyhinde bir ders-i intihab olacak yerde, kendinden evvelki vaz'iyyete ilave itdiği musibetlerin elem-i tahammülgüdazıyla harb ü vega tarafdarları içün yeni bir hüccet-i tehyic makamına kaim olmuşdur. Filhakika, mağlubiyyetimizle neticelenen bu muharebelerin ekserisinde bizim teşebbüsümüz amil olmamak ve mukabil tarafdan vuku' bulan bir ağır teklif bizi harbe mecbur itmiş olmakla beraber mukadderatımızı işte bu mecburiyyetlere tevdi' iderken, kar ve zarar hesabına müstenid ma'kul ve mantıki fikirlerden ziyade herçibad abad hissiyatı hakim olarak, bir millet içün muvaffakiyyetle başa çıkarılamayacak muharebelerden ictinab itmenin kıymeti hakkıyle takdir olunamamış, takdir idenler de hain ittihamları tehdidi altında ezilmiş gitmişler. Son zamanlarımızın basiret ve raviyyetine sahib bir diplomatı bulunan Kamil Paşa merhum bile, vaktiyle - İttihad ve...

Hürriyyet - Müsavat

  Bundan evvelki makalemizde Kanun-ı Esasi'mizin bize bahş itdiği hürriyyetin kavanin-i mevzua, kavaid-i mezhebiyye, adat-ı milliyyemiz ile mukayyed olması lazım geleceğini icmalen göstermiş idik. Şimdi bu kuyud-ı selasenin fevaidini bir az daha izah itmek isteyoruz.   Evet, insan hürr olmağla beraber bulunduğı memleketin kavanin-i mevzuası ahkamına ittiba'a mecburdur. Ve bu ittiba' levazım-ı insaniyye ve zarurat-ı medeniyyedendir. Zira madem ki insan medeni bi'ttab' olub bir hey'et-i ictimaiyye ile yaşamak mecburiyyetindedir. Şu halde hey'et-i ictimaiyyeyi teşekkül iden her ferdin daima o hey'ete aid menafi'-i umumiyyeye hadim olması, hatta kendi menafi'-i şahsiyyesini bile o menafi'-i umumiyye zımnında gözetmesi ve bu hey'et-i ictimaiyyenin menafiine müteallik her teklife inkıyad eylemesi ve her fiil ve kavlinde ve bütün etvar ve harekatında menafi'-i umumiyyeyi ihlalden son derece tevakki itmesi ve led'el icab kendi menfaat-i ş...